
Yılmaz Bayazıtoğlu / Belma Bayazıtoğlu
Denizlerden Denizlere gezip gördükleriyle zenginleşen iki denizseverin sitesi. Biri deklanşörünü kullandı diğeri kalemini. Kuşun uçtuğu ama kervanın geçmediği yerlerdeki fotoğraflar Tabiat Ana’nın belki de çok yakında yitip gidecek harikalarının tanıkları. Yazılarsa belleği… Dalgaların arasında sürdürdüğümüz arkeolojik kazılara katılmaya ne dersiniz? Neler çıkmıyor ki içinden? Denizciler, gemiler, adalar, burunlar, kentler… Bir yanda romantizm, huzur, barış, yaşam, cesaret, övgü, bolluk, zafer… Öte yanda trajedi, felaket, ölüm, ağıt, yokluk, savaş, korkaklık, yergi, kargaşa, yenilgi… İşin ilginci hepsinin iç içe olması. Belki denizi çekici yapan da bu. Boşuna ‘Deniz her şeydir,’ dememiş Jules Verne.
Belma Bayazıtoğlu
Denizi ilk kez 8 yaşında gördü. Gökyüzünün eşsiz maviliği altında yumuşacık kumları olan geniş koyda berrak Ege Denizi sonsuzluğa uzanıyor gibiydi. Büyülenmişti. Heyecan ve merakla suya ilk adımını attı. Ilık su önce ayaklarını sonra bedenini ve yüreğini kapladı. Cesaretini toplayıp biraz daha derinlere yürüdü. Mutluluktan uçuyordu. Dizine gelen suda sevinç çığlıkları atarak koşmaya başladı. Ta ki bir anda dünyayı karartan dayanılmaz acıyı hissedene kadar. Kuma gömülü Trakonya balığına basmıştı. Doğanın kuralları denizde de geçerliydi. Her canlının kendini savunacak araçları vardı. Trakonya da zehrini kullanarak ondan kurtulmuştu! Bu olay onu korkutacağına merakını körükledi. Denizi ve deniz canlılarını yakından tanımalıydı. Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü’nde 1990’lı yılların başında kurduğu bilgi merkezinde biliminsanlarının, yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin deniz bilimleri ve teknolojisi alanlarındaki bilgiye ilk kez elektronik ortamda erişimlerini sağlarken kendisi de bilgiyle donandı. Öğrendikçe hayranlığı, merakı arttı. Denizi ve deniz canlılarını çocuklara tanıtmalı, anlatmalı, sevdirmeliydi. Bunu görev saydı. Çocuklar, ‘denizi sever ve canlılarını korurlarsa bu dünya kurtulur’, hayalinin peşinde koştu. Enstitünün ev sahipliğinde kurulan Piri Reis Denizcilik Derneği’nde (PRDD) görev alarak eğitim koordinatörlüğü yaptı. İlkokul çocukları için geliştirdiği “Denizler Yaşamalı” eğitim programıyla dokuz binden fazla çocuğu kendisi gibi denizseverlerle birlikte denizle tanıştırdı. Yelkenli teknelerinde amatör yat kaptanı olarak dümen tuttu. Yelken Federasyonu’nda hakemlik yaptı. PRDD çatısı altında İzmir’in bayanlardan oluşan ilk yelken ekibi Peri Reis’i kurup eğitimlerini sağladı. Katıldıkları 1. Uluslararası Kadınlar Yelken Haftası’nda ülkemizi temsil eden tek takım olarak Peri Reis’in kaptanlığını yaptı. Ardından uzak denizleri görmek üzere yollara düştü.Çocukluğundan beri elinden bırakmadığı fotoğraf makinasıyla doğanın ve yaşamın güzelliklerini bıkmadan, yorulmadan ölümsüzleştirmeye çalışıyor.
Yılmaz A. Bayazıtoğlu
1952’de doğdu. TED Ankara Koleji ve Hacettepe Üniversitesi, Ekonomi Bölümü’nü bitirdi. Özel sektörde çalıştıktan sonra iş hayatına serbest meslek sahibi olarak devam etti. Babası sayesinde küçük yaşta memleketi Giresun’da tanıştığı denizden hiç kopmadı. Ege’de, Akdeniz’de, Atlantik’te, Pasifik’te yıllarca yelken yaptı. 2015’te Denizlerden Denizlere adlı kitabı yayımlandı. Motor Boat & Yachting Dergisi’nin sürekli yazarlarından... Gezdiklerini, gördüklerini, okuduklarını yazmaya devam ediyor. Urla İskele ve Kanada’da yaşıyor.