Bir top nadide kumaşa benzeyen dünyayı ordularıyla kesip biçerek ihtişamlarına uygun elbise dikmeye çalışan iki sömürge imparatorluğunun kıyasıya çarpıştığı 1750’ler… Bir yanda 16. yüzyılın başından beri hasımlarına kıyasla güçlü ve iyi eğitilmiş bir donanmaya sahip Britanya, öbür yanda kıta devleti ile deniz devleti olma hedeflerini bir arada yürüten Fransa. Her ikisi de denizdeki hâkimiyeti ele geçirirse dünyaya daha kolay sahip olacağının bilincinde. Bu yüzden iki ülkenin tersaneleri bütün imkânlarıyla ateş gücü yüksek harp gemileri üretme yarışında. Karşımda onlardan günümüze kalan son örnek. Belki de en önemlisi, en tanınanı. Çünkü o, yaklaşık 100 yıl süreyle Britanya’nın okyanuslara hâkim olmasını sağlayan zaferde başrolü oynayan gemi. Portsmouth’taki Tarihî Tersane’de dinlendiği taşkızakta ziyaretçileri kabul eden gemiyi seyrediyorum. 2012’den bu yana Kraliyet Donanma Komutanı’nın sancak gemisi olan HMS Victory’nin doğumuna tanıklık etmek için 18. yüzyıla doğru bir yolculuğa çıkmak en doğrusu.
Fransa’yla Yedi Yıl Savaşı1 sürerken 1758’de Britanya Parlamentosu, içlerinden biri en az 100 top taşıyabilecek birinci sınıf2 12 harp gemisinin inşa edilmesini onaylar. Gemilerin planı imparatorluğun en parlak gemi inşa mühendislerinden Sir Thomas Slade3 tarafından çizilir.
1750'lerde Britanya ve Fransa... İkisi de denizdeki hâkimiyeti ele geçirirse dünyaya sahip olacağının bilincinde. Bu yüzden tersaneleri ateş gücü yüksek gemiler üretme yarışında...
MUHTEŞEM YIL
Üç top güverteli birinci sınıf gemiyi inşa etme görevi Londra’nın doğusunda, Medway Nehri kıyısındaki Kraliyet Chatham Tersanesi’ne verilir. Bir dakika bile zaman kaybedilmemesi emredilerek… Britanyalılar o yıl Fransızlar ve müttefikleri İspanyollara karşı peş peşe deniz zaferleri kazanır. 1759 yılı bu yüzden Annus Mirabilis olarak adlandırılır , yani Muhteşem Yıl. O yılın 23 Temmuz’unda geminin omurgası kızağa konur. 250 işçi petekleri dolduran arılar gibi üşüşür omurganın başına. Gemiye ad koymanın tam zamanıdır. Donanmada bazıları Muhteşem Yıl’a göndermede bulunmak düşüncesiyle Victory koymak ister. Bazılarıysa 1744’te aynı adı taşıyan bir başka gemi içindeki binden fazla denizciyle İngiliz Kanalı’nda battığı için bu adın uğursuzluk getireceğini savunur. Uzun tartışmalar sonunda zaferi Victory koymak isteyenler kazanınca gemi 13 Ekim’de adına kavuşur.
Savaşın ağır baskısı yüzünden Amirallik, geminin 30 ayda suya indirilmesini ve adına uygun bir pruva heykeli yapılmasını ister.4 Killi topraklarda yavaş büyüyen ağaçların lifleri sık ve sağlam olduğu için geminin üretiminde kullanılacak meşelerin çoğu Kent ve Sussex’teki ormanlardan seçilir. Ayrıca Baltık ülkelerinden karaağaç, çam, köknar, kayın ve ladin ithal edilir. Direkler için New England’da bulutlarla kırıştırmaktan hoşlanan çamlar getirilir.5 Çiviler, saplamalar, cıvatalar, somunlar, rondelâlar mahir ellerde kerestelerle buluşunca geminin iskeleti çok geçmeden ortaya çıkar.
Britanya Kuzey Amerika’da, Hindistan’da ve Karayipler’de arka arkaya zaferler kazanınca Fransa pes eder -tabii bir süreliğine- ve 1763’te Paris Anlaşması imzalanır. Dolayısıyla tersaneyi sıkıştırmanın da gereği kalmaz. Zaten devletin borcu gırtlağa dayanmıştır. Çalışanların çoğu işten çıkarılır. Geminin iskeletinin kururken çalışmaması için eğriler birbirine bağlanarak sabitlenir. Normal şartlarda bir ahşap gemi kuruması için üzeri kapatılıp birkaç ay bekletilirken Victory’de bu süre üç yılı bulur. Bazıları geminin çok sağlam olmasını buna bağlar.



İLK ATEŞ
6 bin ağaçtan elde edilen 8.500 m3 kereste kullanılarak üretilen ve 100 bin poundun6 üzerinde para harcanarak seyre hazır hale getirilen Majestelerinin Gemisi, yani HMS Victory 1765’te tamamlanır. III. George döneminin 57 metre boyundaki bu en büyük ve en modern gemisi 7 Mayıs’ta suya indirilir.7 Fakat iki sorun vardır: Birincisi, gemi sancağa bayılmıştır. Safra olarak konan taşların yeri değiştirilerek bu sorun kolayca halledilir. İkincisiyse gemi inşa teknolojisinin hayli ilerlediği o yıllarda bile sık karşılaşılan bir sorundur: Tersanede yapılan hesap bu kez de denize uymamış ve gemi suya beklenenden çok gömülmüştür: Alt top güvertesindeki lumbarlar denizden sadece 140 cm yukardadır ve bu sorunu çözmek pek de kolay değildir. Düşünüp taşındıktan sonra talimatlara seyir sırasında lumbarların mutlaka kapalı tutulması gerektiği eklenir.
O yıllarda Britanya kimseyle savaşmadığı için Victory hizmete alınmaz. Bu arada eksikleri tamamlanır, zaman zaman deneme seyirleri yapılır. Her fırsatta birbirinin şahdamarını kesmeyi düşünen düşmanlar ancak 13 yıl sabreder. Amerikan Bağımsızlık Savaşı’na İspanya ve Hollanda’yla birlikte Fransa’nın da destek vermesi üzerine 1778’de Britanya’da genel seferberlik ilan edilir. O güne kadar nehirde nazlı nazlı salındığı için harp gemisi olmanın ne anlama geldiğini bir türlü öğrenemeyen Victory’ye yol görünür. Kanal Filosu’nun başındaki Amiral Augustus Keppel’in sancak gemisi olarak ilk görevine çıkar. Filonun 23 Temmuz’da Fransızlarla Brest yakınlarındaki Ushant Adası açıklarında karşılaşması İngiliz komutanlar arasındaki anlaşmazlıklar ve yanlış taktik nedeniyle fiyaskoyla sonuçlanır; düşman pek zarar görmeden Britanyalıların elinden sıyrılıp gider. Barut dumanını ilk kez soluyan, düşman gülleleriyle ilk kez hasar gören ve ilk kayıplarını veren Victory savaşın ne demek olduğunu burada anlar.
Gemi 1780 Mart’ında bakıma alınır ve karinası bakırla kaplanır. Tersanedeki işler biter bitmez denize açılır. Hızı artan Victory bu kez Amiral Kempenfelt’in sancak gemisi olmanın gururuyla filonun başına geçer. 1781’de Amirallik, Batı Hint Adaları’na asker ve malzeme taşıyan 20’den fazla yük ve 19 harp gemisinden oluşan bir konvoyun Brest’ten yola çıktığını casuslar sayesinde öğrenir. 13 parça gemiden oluşan Kanal Filosu’na konvoyu durdurma görevi verilir. 12 Aralık’ta yine Ushant Adası açıklarında iki filo karşı karşıya gelir. Britanya gemileri sayıca az olmalarına rağmen 15 yük gemisini ele geçirir ve hızla uzaklaşır. Refakatçi Fransız harp gemileri konvoyun rüzgâraltında kaldıkları için müdahale edememişlerdir.
Victory’nin ateş gücünü artırmak için ertesi yıl üst güvertedeki toplar büyük olanlarla değiştirilir. Ayrıca başkasaraya kısa menzilli ama güçlü iki top yerleştirilir. Ekim’de Victory, bu kez Fransız ve İspanyollar tarafından ablukaya alınan Cebelitarık’taki birliklere yardım götüren konvoya eşlik eden gemilerin başındadır. Toplarından biri bile ateşlenmeden görev tamamlanır.
Victory 1783’te Amerikan Bağımsızlık Savaşı’nın bitmesinin ardından Portsmouth’ta karaya alınır, elden geçirilir. Bakır kaplamanın yol açtığı elektroliz yüzünden suhattının altındaki bütün demir cıvatalar bakır olanlarla değiştirilir. Ayrıca kıçüstü güvertesindeki küçük topların yerine büyükleri konur.
1787’deyse gemi daha büyük bir bakım onarıma girer. 22 yılda dokuz amirale sancak gemisi olarak hizmet eden Victory’nin gövdesinin yaşlanmaya bağlı bel vermesini önlemek için ek postalar yerleştirilir. 1789’da denize indirilen gemi göreve dönerken Fransa’da Avrupa’daki taşları yerinden oynatacak ihtilâl yapılır.
KARŞILIKLI İLGİ
İhtilâl birkaç yıl boyunca kendi evlatlarını yedikten sonra Fransa dikkatini tekrar dışarıya çevirir, eskiden kalan hesabı kapatmak için 1793’te Britanya’ya savaş ilan eder. Victory, Akdeniz Filosu komutanının sancak gemisi olarak Toulon’daki deniz üssünün ablukasına katılır. Filo aynı yıl Temmuz’da Korsika önlerine gelir. Saldırı öncesi filo komutanının toplantısına katılan gemi komutanlarından Kaptan Nelson söyledikleriyle Victory’nin ilgisini çeker. İlgi tek taraflı kalmaz. Çünkü Nelson da Victory gibi güçlü ve gösterişli bir gemiye komuta etmenin hayalini kurmaktadır.
1758’de doğan Horatio Nelson 12 yaşında subay adayı olarak Kraliyet Donanması’na katılmış ve altı yıl çeşitli gemilerde piştikten sonra 20’sinde kaptan olmuştur. Sonraki sekiz yıl boyunca rütbe merdivenlerini yaşıtlarına kıyasla hızla tırmansa da Batı Hint Adaları’ndaki bazı hatalarından dolayı 1788-1793 arasında yeni bir göreve atanmamıştır. Ama Fransa’yla savaş tekrar başlayınca 64 topu olan Agamemnon adlı geminin komutanlığına getirilmiştir.
Victory, Korsika’daki çıkarma harekâtı sırasında Nelson’un cesaretini görünce hayran kalır. Calvi kasabası kuşatması esnasında kaptanın sağ gözünü kaybettiğini duyunca üzülür. Ama yıllar ona savaşın kimseye iltimas geçmediğini öğrettiğinden çok da yadırgamaz.
Victory 1794’te Plymouth’a döner ve onarımdan geçer. Ertesi yıl bir başka amiralin sancak gemisi olarak yine Akdeniz’deki Hyéres Adası’nda Fransızlarla yapılan muharebeye katılır. Amiral William Hotham’ın basiretsizliği yüzünden istenen sonuç alınamaz ve Fransız filosu elden kaçar. Hatta Britanyalılar yenilmediklerine şükrederler. Victory bu savaşta Agamemnon’un komutanının yaptıklarını imrenerek izler.
Victory’nin başında olduğu filo aynı yıl Akdeniz’de güvenli liman bulunamaması nedeniyle Atlantik’e çıkar. 14 Şubat 1797’de İber Yarımadası’nın güneybatısındaki São Vicente Burnu açıklarında Fransa saflarına katılan İspanyollarla girilen muharebede bu kez Amiral John Jervis’in sancak gemisi olarak başroldedir. Victory, 74 topu olan Captain adlı geminin komutanlığını yapan Nelson’un cesurca bordalayarak düşmanın 112 toplu sancak gemisi dâhil iki gemisini ele geçirmesini hayranlıkla izler. Nelson başarısından ötürü kral tarafından şövalye unvanıyla onurlandırılarak tuğamiralliğe terfi ettirilir. Artık sadece donanmada değil, kamuoyunca da tanınan bir komutan olmuştur. Yıldızı istediği kadar parlasın, Nelson’un şöhreti savaş tanrısı Mars’ın umurunda bile değildir: Temmuz’da Kanarya Adaları’ndaki Tenerife’yi almakla görevlendirilen Nelson yanlış istihbarat sonucu büyük bir direnişle karşılaşır. Yenilgiye uğrar ve sağ kolu parçalanır. Haberi duyan Victory’nin içi sızlar ama savaş tanrısına kim karşı durabilir ki?

YENİDEN DOĞUŞ
Victory, Ekim’de Britanya’ya dönüğünde Portsmouth’ta sörveye sokulur. 32 yıpratıcı yılın yorgunluğu ele geçirmiştir gemiyi. Çıkan raporda ‘geminin kıç tarafının çok zayıfladığı, kıç bodoslamada alt ve orta güvertelerin arasındaki kemerelerin aşırı derecede eğildiği,’ yazılıdır. Ne yazık ki artık denize elverişli değildir. Alnında yazanı beklemek için doğduğu yere, Chatham’a götürülür. O yıllarda fırtınalar, kazalar veya savaşlar nedeniyle gemilerin ortalama ömrünün 18 yıl olduğunu vaktiyle birilerinden duyduğu için haline şükreder. Ne de olsa fazladan 14 yıl yaşamıştır. Aralık 1797’de yaralı Fransız savaş esirleri için hastane gemisi olarak görevlendirilir. Artık başına gelecek olan bellidir; savaşın sonu onun da sonu olacaktır. Amiral Nelson’un Ağustos 1798’de Nil Nehri’nin denize döküldüğü yerde Napolyon’un filosunu yok ettiğini öğrenince biraz teselli bulur. Amiral bu muharebede de yaralanmıştır. Neyse ki alnındaki yara öncekiler kadar ciddi değildir. Bu zafer sayesinde amiralin ününün Avrupa’ya yayıldığını ve Osmanlı Sultanı III. Selim tarafından da ödüllendirildiğini öğrenince Victory gururlanır.
Efkârının iyice koyulaştığı bir gün, 8 Ekim 1799’da şans yüzüne güler. Donanmanın önemli gemilerinden 98 topu olan Impregnable batmıştır. Hem de savaş tüm hızıyla sürerken. Bir geminin ölümü diğerine hayat verir; Kanal Filosu’ndaki birinci sınıf gemi açığını kapatmak için birilerinin aklına Victory gelir. Karaya alınırken sevinçten havaya uçar. Büyük onarım 1800’ün son aylarında başlar. Gövde kaplamalarının büyük kısmı, ahşap paraçolların8 yüzde 60’ı, top lumbarlarının çoğu değişir. Kıçüstü güvertesindeki ve başkasaradaki parampetler yükseltilir. Yaşlı gövdeye binen ağırlığı azaltmak için büyük toplar küçükleriyle değiştirilir. Ateş gücünü artırmak için alt top güvertesinde ilave top lumbarları açılır. Böylece top sayısı 100’den 104’e çıkar. Çürüyen pruva heykeli daha sade bir heykelle değiştirilir; yekpare ağaç direklerin yerine demir ve ahşaptan yapılan direkler konur ve demir çemberlerle takviye edilir; mizanadaki yelken kesimi değiştirilir…
Ustalar harıl harıl Victory’nin üzerinde çalışırken onun aklı Nelson’dadır. O sıralarda Baltık Denizi’ne gönderilen filoda görevli amiral 2 Nisan’da Kuzey Ligi ülkelerinden9 Danimarka ve Norveç Krallığı’nın başkentine taarruz emri alır. Fakat Kopenhag Limanı, hem girişe engel oluşturmak için kasten batırılan gemiler, hem de yüzer bataryalar sayesinde iyi savunulmaktadır. Taarruzun daha başında üç gemi sığlıklara oturunca harekât zorlaşsa da amiral yılmaz. Filo komutanı Amiral Parker işaret sancaklarıyla Nelson’un geri çekilmesini emreder. Ama Nelson tek gözlü dürbününü kör gözüne tutarak sancakları okuyamadığını söyleyerek savaşa devam eder. Sonunda savunma hattını deler ve düşmanı ateşkese razı eder. Muharebe sonunda müzakereleri ülkesi adına yürüten Amiral Nelson, imparatoru Britanya aleyhindeki ittifaktan çekilmeye ikna eder. Amirale diplomatik başarısı nedeniyle lord unvanı verilir ve filo komutanlığına terfi eder. Victory, Nelson savaşırken yanında olamamasına hayıflansa da denize indiğinde onun filosuna katılacağını hayal ederek kendini avutur.
SONUNDA
Mart 1802’de Fransa’yla Britanya arasında bir kez daha barış anlaşması imzalanır. Merhamet sözcüğünden bihaber savaş daha çok can almadan bittiği için halk sevinç çığlıkları atarken Victory içten içe hayal kırıklığına uğramıştır. Ama belli etmez. Ne de olsa varlığını savaş denen öğütücüye borçlu, can almak için yapılmış bir silahtır. Çöpe atılamayacak kadar çok para harcandığı için Amirallik’in onarımı sürdürme kararı içine su serper. Gemi yaklaşık bir yıl sonra, 11 Nisan 1803’te denize indirilir.
Düşmanlar anlaşmış gibi görünse de Avrupa üzerindeki kara bulutlar dağılmamıştır. Victory, 14 Mayıs’ta Amiral Cornwallis’in Kanal Filosu’nun sancak gemisi olarak yeni komutanı Kaptan Samuel Sutton yönetiminde Portsmouth’a doğru yola çıkar. Sadece iki gün sonra Napolyon’un Britanya’yı işgal etmeyi planladığı öğrenilince zaten eğreti duran barış rafa kalkar. Bunun üzerine Amiral Nelson Akdeniz Filosu komutanlığına atanır. Aynı zamanda başkomutan yardımcısı olan Nelson 18 Mayıs’ta Victory’ye kendi sancağını çektirir. Sonunda hem geminin hayalleri gerçek olmuştur, hem amiralin. Ama Nelson onun henüz savaşa tam hazır olmadığını görünce iki gün sonra sancağını indirtir. Çünkü savaşta duygulara yer olmadığını öğrenmiştir. Nelson’un gecikmemek için bir başka gemiye geçmesi Victory’yi çok üzer. Fakat ayrılırken amiralin gemi komutanına hazırlıkları tamamladıktan sonra Akdeniz’de kendisine katılmasını söylediğini duyunca tekrar ümitlenir.
Eksikleri hızla tamamlanan Victory, Toulon açıklarındaki Akdeniz Filosu’na katılınca Amiral Nelson eskiden beri tanıdığı ve çok güvendiği arkadaşı Kaptan Thomas Hardy ile birlikte gemiye geçer. 31 Temmuz 1805’ten itibaren Victory ve Nelson’un isimleri hep bir arada anılacaktır. Ama amiralin sancağının toka edildiği o gün ne gemi farkındadır bunun ne de amiral.

DALGA KAPMACA
Mart 1805’te Tümamiral Villenueve komutasındaki Fransız filosu fırtınayı fırsat bilip Toulon’dan çıkar ve gözden kaybolur. Nelson düşmanın Mısır’a gittiğini düşünerek doğuya yönelir. Oysa Fransız amiral, Napolyon’dan aldığı emir uyarınca Cadiz’e uğrayıp müttefik İspanyol Donanması’yla birleşmiş ve Batı Hint Adaları’na doğru yola çıkmıştır. Orada diğer Fransız gemileriyle bir araya gelecek ve hep birlikte dönüp Britanyalıların İngiliz Kanalı’ndaki üstünlüğüne son vereceklerdir. Böylece Napolyon’un Manş Denizi10 kıyısında bekleyen Büyük Ordusu’na Britanya’yı istila etme yolu açılacaktır.
Nelson, Amiral Villenueve’ün Cebelitarık’tan çıktığını öğrenir öğrenmez döner ve Atlantik’teki dev dalgaların arasında hasmını aramaya başlar. Diğer filolarla birleşemeyen Villenueve bir süre sonra sabrını kaybeder ve Avrupa’ya dümen tutar. Peşinden de Nelson… Fransa-İspanya Filosu Brest Filosu’yla buluşacağı yere giderken Ferrol açıklarında Amiral Calder komutasındaki Britanya gemileriyle karşılaşınca Atlantik’teki dalga kapmaca oyunu Birleşik Filo’nun Cadiz Limanı’na girmesiyle son bulur. İngiliz Kanalı’nda üstünlüğü ele geçiremeyeceğini anlayan Napolyon, Temmuz’da istila planından vazgeçer ve Avusturya, Rusya, İsveç ile Prusya kendisine karşı birleştiği için ordusunu doğuya kaydırır.
Hasmının artık nerede olduğunu bilen Nelson Cadiz’i ablukaya alır. Amiral karaya hiç çıkmadan geçen gergin iki yılın ardından yorgunluk atmak için komutayı Amiral Cornwallis’e devreder ve Victory ile Portsmouth’a döner. Bu gemi için de dinlenme fırsatı olur. Çünkü 22 ay boyunca bir kez bile demir zincirinin şakırtısını duyan olmamıştır.
Nelson ve gemisi dinlenedursun Amirallik Cadiz açıklarındaki Britanya filosunu güçlendirir. Komutanlığını da Nelson’a önerir. Amiral öneriyi kabul eder ve uzatmalı sevgilisi Emma’yla nikâh kıydıktan yaklaşık bir ay sonra yola çıkar. 28 Eylül’de filoya katılır. Ertesi gün Victory’de toplanan komutanlarla birlikte 47. doğum gününü kutlar. Amiral, komutanların gitmesinin ardından yedi saat boyunca emirlerini kaleme alır. Hedefi, yıllardır süren Fransız tehdidini bir daha dirilmeyecek biçimde Atlantik sularına gömmektir. Yaklaşık 200 yıldır Avrupa’daki donanmalar tarafından uygulanan hat nizamı taktiği11 yerine São Vicente ve Kopenhag Muharebeleri’nde yaptığı gibi tüm gücüyle taarruz edecek ve Birleşik Filo’yu topyekûn imha edecektir. Buna da Nelson Darbesi adını verir. Gemi komutanlarına işaret sancaklarını görememeleri, okuyamamaları ya da anlayamamaları halinde en yakın düşman gemisine bordalamaları ve hakkından gelmelerini emreder. Cadiz yakınında birkaç gemi bırakır ve ufkun gerisinde beklemeye başlar.
Nelson’un Britanya filosunun başına döndüğünü haber alan Amiral Villenueve tedirgin olur; onunla tekrar karşı karşıya gelme ihtimalinden hiç hoşlanmamıştır. Bir süre sonra korktuğu başına gelir: Azar dolu bir mektup yazarak amirali korkaklıkla suçlayan Napolyon, İtalya kanadını İngiliz ve Ruslara karşı savunmak üzere Napoli açıklarına intikal etme emri verir. Ablukayı yarma konusunda Villenueve’ün tereddüt ettiğini hisseden Napolyon, onun yerini alacak Amiral Rosily’yi yola çıkarır. Rosily’nin geleceğini ve Britanya’nın gözcü gemilerinin ikmal için Cebelitarık’a gittiğini haber alan Fransız amiral itibarını kurtarmak amacıyla 19 Ekim’de denize açılır. Fakat gözcülüğe devam eden bir firkateyn, 18 Fransız ve 15 İspanyol harp gemisinden oluşan 33 parçalık Birleşik Filo’nun limandan ayrıldığını görür. Aralarında o gün için dünyanın en büyük gemisi olan İspanyol bayraklı, dört top güverteli, 133 toplu Santissima Trinidad da vardır.12 Haber kıyıdan 48 mil açıktaki amirale uçurulur. Nelson’un peşine düştüğünü fark eden Amiral Villenueve çarpışmak yerine Cadiz’e dönmeye karar verir.
TRAFALGAR
Birleşik Filo 21 Ekim 1805 sabahı Trafalgar Burnu açıklarındayken, onların 9 mil uzağında 27 parça harp gemisinden oluşan Amiral Nelson’un filosu ikiye ayrılır. 11 gemi Victory’nin arkasında düşman hattının merkezine yüklenmek için dik açıyla ilerlemeye başlar. Nelson’un amacı Amiral Villenueve’ü ele geçirerek düşmanı başsız bırakmaktır. Tuğamiral Collingwood yönetimindeki Royal Sovereign’in peşindeki diğer 14 gemi de Nelson’un gemilerine paralel biçimde düşman hattının arkasına doğru ilerler. Onların amacı da düşmanın artçı kolunu bastırmak ve Birleşik Filo’yu arkadan çevirmektir. Böylece düşman hattı üçe bölünerek dağıtılacaktır. Nelson acele eder çünkü bulutlar bir fırtınanın yaklaşmakta olduğunu haber vermiştir. Aksi takdirde eline geçen tarihî fırsatı kaçıracaktır. Amiral’in emriyle 11:48’de sancak subayı Teğmen John Pasco’nun ‘İngiltere herkesin görevini yapmasını bekliyor’ anlamına gelen işaret sancaklarını13 toka etmesiyle içinde 48.273 denizci ve asker bulunan 60 harp gemisi arasında ölüm kalım savaşı başlar. Nelson düşman gemilerinin bordalarındaki topların tamamının kendisine dönük olmasına rağmen öndeki keşif koluna doğru aldatıcı bir hamle yaparak onların geri dönüp merkezi desteklemelerini engeller. Sonra da sancak gemisine yaklaşır. Ama ağır ateş altında kalır Victory. Bir gülle dümen dolabını parçalar. Bir diğeri kıçkasara güvertesindeki sekiz askeri biçer. Kısa süre içinde Victory’nin güvertesi kan içinde kalır ve kayıp sayısı 50’yi bulur. İyice yaklaşınca Victory’nin başkasarasındaki iki güçlü top Amiral Villenueve’ün sancak gemisi Bucentaure’ün kıçını hedef alarak gürler. Tepeden tırnağa titreyen gemide o anda 200 kişi ölür ya da yaralanır. Kıçüstü güvertesinde sağ kalan tek kişi Villenueve’dür. Bu sırada Rédoutable adlı gemi Victory’nin yolunu keser. Üç gemi arasında sıkışsa da Nelson amacına ulaşır. Çünkü düşman amiralinin eli kolu bağlanınca Birleşik Filo’da kargaşa başlamıştır. Amiral Nelson düşmanın misket ateşine ve cellâdın baltası gibi uçuşan tahta parçalarına rağmen Komutan Hardy ile birlikte kendini sakınmadan kıçüstü güvertesinde filosunu yönetmeyi sürdürür. Emirler yaralıların çığlıkları arasında boğulurken ortalık cehenneme döner: Demir kusan toplar, devrilen direkler, kırılan serenler, yırtılan yelkenler… Kayıplar her dakika biraz daha artar. Bu arada Amiral Collingwood da İspanyol Amiral Gravina’nın karşı taarruza geçmek yerine artçı kolla bir arada kalmasını iyi değerlendirir. Düşman hattını yarar ve gemilerin hakkından teker teker gelmeye başlar.

YAĞLI KURŞUN
Çatışmanın iyice şiddetlendiği 13:15’te bir keskin nişancının tüfeğinden çıkan kurşunla Nelson vurulur. Amiral hemen revire indirilir. O esnada Rédoutable, Victory’ye bordalama peşindedir. Ama açılan ateşle uzaklaşmak zorunda kalır. Nihayet 13:30’da Rédoutable, 13:45’te de Amiral Villeneuve teslim olur. Ama bazı İspanyol gemileri savaşa devam eder. Saat 17:30’a geldiğinde onların da direnişi kırılır. Zafer kesinleşmiş fakat amiralin sol omzundan girip ciğerini delen ve atardamarını parçaladıktan sonra omuriliğine saplanan yağlı kurşun yapmıştır yapacağını. Hekimler ne kadar uğraşsalar da Kraliyet Donanması’nın gözde amiralini kurtaramazlar. Trafalgar Deniz Muharebesi’ni kazanarak iki yüz yıl süren Fransız tehdidine son veren ve Britanya’nın sadece çevre denizlerde değil küresel olarak da üstünlüğü14 ele geçirmesini sağlayan Amiral Nelson’un dudaklarından “Teşekkürler Tanrım, görevimi yaptım,” sözleri döküldükten sonra 16:30’da hayatını kaybetmiştir.
Yelken Çağı’nın bu son büyük muharebesinde iki tarafın da kaybı ağır olur. Savaş binlerce denizci ve askeri çarkları arasında ezer, gemileri öğütür.15 Victory’nin acısıysa katmerlidir. Yıllardır beraber savaşmayı hayal ettiği amiralini kaybetmekle kalmamış, mürettebat ve askerlerinden de 57’si ölmüş, 102’si yaralanmıştır. Mizanası ve gabya çubuğunun kırılması, yelkenlerinin çoğunun parçalanması, armanın elle tutulur tarafının kalmaması umurunda bile değildir.
Ertesi gün Kraliyet Donanması tam yaralarını sarmaya başlamışken Nelson’un öngördüğü fırtına öyle bir patlar ki ele geçirilen düşman gemilerinin dördü hariç hepsi batar. Herkes can derdine düşer. Yardımına Neptune gelince Victory deniz tanrısı Neptün’e minnettar kalır. Yedeklenen gemi 28 Ekim’de Cebelitarık’taki Rosia Koyu’na getirilir. Onarım bir ayı bulur. Victory 28 Kasım’da yola çıkar ve 4 Aralık’ta Portsmouth’a ulaşır. Hem de donanmaya hizmet ettiği 34 yıl boyunca, ister olumlu olsun ister olumsuz, her şarta uyum sağlamasıyla ünlü Amiral Nelson’un bir fıçı kanyak içinde muhafaza edilen cansız bedeniyle birlikte…
DİPNOTLAR
1- 1756-1763 yılları arasında iki ülke arasında Avrupa, Akdeniz, Amerika, Karayipler ve Hint Okyanusu’nda süren bu savaş bazı tarihçiler tarafından ilk dünya savaşı olarak kabul edilir.
2- O yıllarda Britanya’nın harp gemileri altı sınıfa ayrılırdı. Birinci sınıf gemiler 100 ve daha fazla topa sahip üç top güverteli olanlardı. İkinci sınıf gemilerin 90-98 topu, üçüncü sınıfların 64-80 topu, dördüncü sınıfların 50-60 topu, beşinci sınıfların 32-44 topu, altıncı sınıfların 20-28 topu olurdu.
3- Sir Thomas Slade 1755-1771 yılları arasında Kraliyet Donanması Başmühendisi olarak çalışmış ve 181 harp gemisinin planını çizmiştir.
4- Victory’nin özgün pruva heykeli çürümeye başladığı için 1800 yılındaki bakım sırasında sökülmüş. Şimdi Londra’daki Ulusal Denizcilik Müzesi’nde sergilenmekte.
5- ABD’nin kuzeydoğusunda o tarihlerde Britanya’nın kolonisi olan topraklardan getirilen çamların boyu ortalama 40, eni 1 metredir.
6- Geminin suya indiğindeki maliyeti 63,176 pound iken seyre hazır hale getirilmesi için yapılan harcamalarla bu miktar 100 bin poundu geçmiş. (bugünün değeriyle yaklaşık 74 milyon pound).
7- Osmanlı Donanması’nda Victory’nin çağdaşı sayılabilecek üç ambarlı (top güverteli) kalyonlardan 1797’de denize indirilen, 120 topu olan Selimiye kalyonu 51 m boyunda, 1812’de suya indirilen, 128 topu olan Mahmûdiye kalyonu da 51,5 m boyundadır.
8- Kemerelerin postalara bağlandığı yerleri sağlamlaştırmak için araya konan metal veya ahşap parçalar.
9- İngiltere’nin Fransa’yı ablukaya almasına karşı çıkarak serbest deniz taşımacılığını sürdürebilmek amacıyla Danimarka ve Norveç Krallığı, İsveç, Prusya ve Rusya’dan oluşan ülkelerin kurduğu tarafsız birlik.
10- Fransızların İngiliz Boğazı’na verdikleri ad.
11- Harp gemilerinin düşmana borda göstererek bir hat üzerinde yerleştikleri ve hep birlikte ateş açtıkları deniz muharebesi taktiği. Bu taktiğe uygun inşa edilen gemilere de hat gemisi denirdi. Victory de onlardan biridir.
12- Resmî adı Nuestra Señora de la Santísima Trinidad olan, 1769’da Havana’da inşa edilen ve gerektiğinde 140 top taşıyabilen 61,3 m boyundaki geminin ağırlığı 4.950 tondur.
13- 1800 yılında Amiral Home Popham tarafından geliştirilen ve sayısal flamaları alfabedeki harfler karşılığında kullanarak denizcilik terimleri sözlüğünde yer almayan kelimeleri harf harf yazmayı mümkün kılan Popham sistemi Trafalgar Muharebesi’nden sonra dünya çapında ün kazanır ve kullanımı yaygınlaşır.
14- İngilizlerin Trafalgar Savaşı’ndan sonra denizde sağladığı üstünlük yaklaşık yüzyıl sürecek ve 20. yüzyılın başında Almanlar tarafından sonlandırılacaktır.
15- Tarafların Trafalgar’daki kayıpları: Britanya 449 ölü, 1.214 yaralı; Fransa 3.370 ölü, 1.160 yaralı; İspanya 1.038 ölü, 1.385 yaralı. Britanya 12 gemi kaybederken dokuz İspanyol, sekiz Fransız gemisi Britanyalıların eline geçer. Bir Fransız gemisi de havaya uçar.
Leave a Reply